ÜNİ-TS
Trabzonsporlular Birliği
SON DAKİKA
TRABZON...
1967 – Güjourd’hui

Trabzonspor
Tarihçesi

Karadeniz’in fırtınası, Türk futbolunun devrimi. 1967’den bu yana yazılıyor.

Osmanlı Devleti’nin Karadeniz’deki en önemli limanlarından biri olan Trabzon, sadece ticari değil; sosyo-kültürel olarak da önemli bir geçiş noktasıydı. Batı’dan gelen her türlü ‘yenilik’ ilk olarak Trabzon’da hayat bulur; ardından kentin hinterlandında kalan coğrafyaya yayılırdı. Futbol, bunlardan biriydi. 1922 yılında basılan ve Osmanlı döneminde yayımlanan üç futbol kitabından biri olan ‘Asosyeşın Futbol’ İdmanoclı Süleyman Rıza Kuğu tarafından Trabzon’da kaleme alınmıştı. Önsözünde kitabın yayınlanma amacı ‘Doğu vilayetlerine futbol öğretmek’ olarak açıklanmıştı.

Trabzon, öğreten, aktaran, öncülük eden bir konumdaydı ve iddiası da tarihsel olarak bundan kaynaklanmaktaydı. Bu açıdan düşündüğünde, Trabzonspor’un 1976 yılında Anadolu’ya şampiyonluğu taşıyan ilk kulüp olmasına kimseler şaşmamalıydı!

Trabzon, İstanbul, İzmir ve Ankara’nın ardından Türkiye’nin ilk spor örgütü olan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nın dördüncü üyesiydi. Kentte 1921 yılından itibaren bir fikstür dahilinde lig maçları organize edilir. 1923 yılının Temmuz ayında Trabzon İdmanoclı gençler, oynadıkları futbolu geliştirmek için İstanbul’a bir gezi düzenlemiş ve o tarihlerde İstanbul’u ziyaret eden yabancı takımlarla Türk takımlarının maçlarını izlemişlerdi.

Trabzon sınırlarını sürekli zorlayan bir kentti. Henüz 1925 yılında Sovyetler Birliği’nden kente davet edilen spor kafilesi ile ilk yurtdışı temas da gerçekleştirilmişti. Bu da bir ilkti. İlerleyen yıllarda ise her fırsatta kente İstanbul, İzmir, Ankara, hatta İran ve hatta Avusturya’dan takımlar davet edilecek; Trabzonlular meşin yuvarlağla tanıştıkları ilk günden bu yana, futbola ‘yerel’’in ötesinde bir anlam atfedecekti.

Şehrin Futbol İptilası

İdmanocağı, İdmangüçü, Necmiati, Birlikspor, Karadenizgüçü, Doğanspor, Yolspor, Martıspor, Erdoğuğdu Gençlik ve Trabzon Lisesi başta olmak üzere Trabzon amator liginde pek çok kulüp geçip geçti. Bu kulüpler aynı zamanda “içtimai” birer dernek olarak faaliyet gösteriyor; tiyatro, piyes, balo ve musiki konseri gibi düzenledikleri farklı etkinliklerle kentin kültürel yaşamını renklendiriyordu.

Ellili yıllara gelindiğinde ise futbol ‘iptilası’ kenti öylesine kasıp kavuruyordu ki mahalli ligdeki kulüp sayısı bir ara 20’yi aşınca maçlar iki kümeli olarak yeniden organize edilmişti. İdmanocağı ve İdmangüçü Trabzon futbolunda başa güreşen iki kulüptü. Kent futboluna bu iki kulübün arasındaki ateşli rekabet damga vuracaktı.

Ocak-Güç derbisi şehirde adeta bir karnaval havası yaratırdı. Rengârenk flama ve bayraklarla donatılan kentte binlerce futbolsever maç saatinin gelmesini beklerken, tutuşulan bahisler ve iddialarla rekabetin dozu arttırılırdı. Rakip taraftarlar karşı tarafın renklerine boyadıkları bir tabutu veya eşeği kentin meydanlarında, sokak aralarında gezdirirlerdi.

Futbol tutkusuna doğup büyükleri Trabzon’da kapılan bu gençlerden bazıları yükseköğretim uğruna memleketlerini terk ederken, gittikleri şehirlerde futbol yaşamlarını sürdürmüşlerdi. Daha sonra Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı’nı da yapacak olan Günçlerbirliği efsanesi Hasan Polat, kardeşi Ali Polat, Galatasaray’ın unutulmaz yıldızlarından Salim Satıroğlu ve Ahmet Karlıklı, Fenerbahçeli Taka Naci, Zekeriya Bali, Beykoz’un ünlü kalecisi Sıtkı Taşer, Beşiktaş’ta kaptanlık da yapacak olan milli futbolcu Nazmi Bilge “Trabzon’un futbol elçileri” arasında ilk akla gelen isimlerdir.

Birleşme ve Kuruluş Süreci

İdmanocağı, mahalli ligdeki şampiyonluklarının yanı sıra üç defa Türkiye amator şampiyonluğunu da kazanarak yurt çapında tanınan bir kulüp haline gelmişti. İdmanocağı ve Ankara Havagücü’nün 1958 yılında düzenlenen Türkiye Amatör Şampiyonası’nı aynı puan ve averajla tamamlaması üzerine kupa ikiye bölünmüş ve Ocaklılar yarım bir kupayı müzelerine götürmüşlerdi.

Ocak’ın tarihi, sayısız başarı ve enteresan hikâyelerle doluydu. Onların ulusal çaptaki haklı şöhreti, 1965 senesinde Beşiktaş’ı Mithatpaşa’da 1-0 yenerek Türkiye Kupası’ndan elemeleriyle de perçinlenmişti. Başarılarla dolu bir tarihe, güçlü bir kimlik ve yaklaşık yarım asırlık kurumsal bir deneyime sahip bu kulüp, Trabzon’u profesyonel liglerde temsil etme misyonunu kendi ismi ve renkleri ile üstlenmek için direnecekti.

20 Temmuz 1966’da İdmangüçü, Karadenizgüçü, Martıspor ve Yolspor’un katılığıyla kırmızı-beyaz renkler altında Trabzonspor’u kurdu ve 1966-67 sezonunda İkinci Lig’de mücadele etmeye başladı. İdmanocağı’nın dahil olmadığı bir Trabzonspor’un şehir temsiliyeti bakımından eksik bir görüntü ortaya koyduğu düşünülüyordu. Nihayet 2 Ağustos 1967 günde, geceli gündüzlü yapılan toplantılardan müsbet bir netiçe çıkacak ve her iki kulüp birleşmeyi kabul edecekti. Bordo-Mavi renkler altında, İdmanocağı, İdmangüçü, Karadenizgüçü ve Martıspor’un birleşmesi ile kurulan Trabzonspor Kulübü, 1967-68 sezonu itibarıyla İkinci Lig’e “merhaba” dedi.

Öze Dönüş ve Şampiyonluklara Giden Yol

Trabzonspor’un 1971-72 sezonu son maçında PTT’ye 1-0 yenilerek Birinci Lig biletini rakibine kaptırması ile yıkıma uğrayan camiada futbol politikası birden seyir değiştirecek ve “öze dönüş” olarak da adlandırılan yeni bir transfer anlayışı benimsenecekti. Kulübün kendi öz kaynaklarına dönerek, Trabzonlu futbolcuları bünyesine katmasıyla efsane takımın iskeleti kurulmuş oldu. Ve 1973-74 sezonunu şampiyon tamamlayan Bordo-Mavililer’in Birinci Lig serüveni, sonraki sezon itibarıyla başlamış oldu.

1975-76 sezonu sonunda şampiyonluk ipini göğüslüyen Bordo-Mavililer, şampiyonluğu ilk defa İstanbul dışına taşıyarak Türk futbolunda yerleşik her ne varsa altüst etmiş ve bir devrime imza atmıştı. Bordo-Mavili ekip aynı sene Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık kupalarını da almayı başardı. Spor basının “Kupa Beyi” olarak anmaya başladığı Trabzonspor, kamuoyunda büyük bir saygınlık kazanmıştı.

Bordo-Mavililerin unutulmaz teknik direktörü Ahmet Suat Özyazıcı, kentin köklü futbol mirasına işaret ederek, yaşanmışlar için “Bu bir ‘devrim’den ziyade, ‘evrim’dir” diyordu. Trabzonspor, gümbür gümbür geliyordu…

Karadeniz Fırtınası

Karadeniz Fırtınası, 1975-1985 yılları arasında toplamda 6 lig şampiyonluğu, 6 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 3 Türkiye Kupası ve 3 Başbakanlık Kupası’nı müzesine götürmeyi başardı. 1980’li yılların ortalarından itibaren gerek kulüp içinde gerek Türk futbolunda yaşanın gelişmeler Bordo-Mavililer’i şampiyonluktan 2010-11 yılına kadar alıkoydu belki; ama Trabzonspor zirveye oynamaktan asla vazgeçmedi.

Müzesindeki Türkiye Kupası sayısını 8’e; Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı 7’ye; Başbakanlık Kupası’nı 5’e çıkarmasını bildi. Tarihinde ilk defa 2009-2010 sezonunda TFF Süper Kupa’yı kazanmanın onurunu yaşadı. 15 Eylül 1976 günde Akranes galibiyeti ile başlayan Avrupa sürüveninde Liverpool, Aston Villa, Inter, Barcelona ve Olympique Lyon gibi unutulmaz zaferlere imza attı.

Trabzonspor kurululuşunun 50. yılında, nice zafere ev sahipliği yapmış ve şehrin futbol mabedi haline gelmiş Hüseyin Avni Aker Stadyumu’na veda ederek maçlarını Akyazı’daki yeni stadyumunda oynamaya başladı. Yeni stadyumunda yakaladığı ivmenin sonucu olarak uzun bir aradan sonra 2019-2020 sezonunda Türkiye Kupası ve Süper Kupa’yı müzesine götürmeyi başardı. Karadeniz Fırtınası başarılarının üzerine 2021-2022 sezonu şampiyonluğu ve Süper Kupa’yı da ekleyerek mazisinde yeni bir sayfa açtı.

Her Zaman Sevdanın Takımı

Trabzonspor, 55 yıllık şanlı tarihi boyunca kimi zaman dramatik kaybedişlerin kimi zaman sarsıcı başarı ve unutulmaz galibiyetlerin takımı oldu. Ancak her dönem ve koşulda bir spor küpünden çok daha fazlasını temsil ediyordu.

Kemençeden tuluma, horondan kolbastıya, hamsisi, şivesi ve hırçın doğasıyla Karadeniz’e dair pek çok folklorik ve kültürel sembolün taşıyıcısı ve ulusal düzeyde sergilendiği zemindi Trabzonspor. Bu, şüphesiz ki onu diğer külüplerden ayıran en belirleyici özelliklerden birisiydi. Diğeri ise her zaman umudun; inadın; inanç, mücadele ve sevdanın takımı olması.

Zaman Tuneli

Trabzonspor Tarihinden Kareler

Yayları kaydırarak kulübümüzün on yıllık dönemlerine göz atın.

1967

Kuruluş ve Başlangıç

İdmanocağı, İdmangücü, Karadenizgücü ve Martıspor'un birleşimiyle 2 Ağustos 1967 tarihinde kurulan Trabzonspor, İkinci Lig'den Birinci Lig'e yükselmesini hedeflediği ve bu doğrultuda mücadele ettiği yıllar…

Kuruluşİkinci Ligİlk Sezonlar
1976

Altın Çağ Dönemi

En hayırlı mağlubiyet diye adlandırdığımız karşılaşma sonunda "öze dönüş" politikasını benimseyen kulübümüz, adını önce Birinci Lig'e ardından Türk futbolunun zirvesine ve sonrasında da tüm dünyaya duyurduğu "Altın Çağ Dönemi".

İlk ŞampiyonlukAnadolu Devrimi6 Lig Şampiyonluğu
1980

Rekorlar On Yılı

80'li yılların başında Türk futbolunun zirvesinde kalmaya devam eden Trabzonspor, 10 yıllık efsane döneminde rekor sayıda kupa ve başarı kazanmıştı. 80'lerin sonlarında ise kadro yapılanmasına giren kulüp 90'ların temellerini bu dönemde attı.

6 Cumhurbaşkanlığı3 Türkiye KupasıAvrupa
1990

Avrupa'da Yıldızlar

Müthiş kadrosuyla 90'ların başından sonuna kadar Avrupa arenasında boy gösteren ve unutulmaz zaferler kazanan Trabzonspor, bu dönemde; güzel oyun, unutulmaz maçlar ve kazandığı kupalarla akıllarda kaldı.

Liverpool ZaferiBarcelonaInter
2000

Yeni Yüzyılın Temelleri

Yeni yüzyılın ilk yılları sancılı geçse de ortalarında zirve için mücadele eden ve kupalar kazanan kulübümüz, dönemin sonunda uzun yıllar sonra gelecek şampiyonluğun kadrosunun temellerini attı.

Kadıroğlu DönemiZirve Mücadelesi
2010

27 Yıl Sonra Zirve

2010 yılına kupalar kazanarak başlayan kulübümüz, bir yıl sonra 27 yıllık hasrete son vererek Süper Lig şampiyonluğu kazandı. Şampiyonluk sonrası dönemde düşüş yaşansa da dönem sonu yapılanması yeni başarıların habercisi niteliğindeydi.

Şampiyonluk 2011Kupa BeyiSüper Kupa
2022

Fırtına Geri Döndü

2020'lerin başına kupalar kazanarak fırtına gibi giren kulübümüz, 2021-2022 sezonunda 11 yıllık hasrete son vererek yeniden Süper Lig şampiyonu oldu. Güçlü kadrosuyla döneme devam eden Trabzonspor yeni zaferler, yeni şampiyonluklar ve yeni kupalar peşinde…

Şampiyonluk 2022AkyazıYeni Çağ